İşçinin Kıdem Tazminatına Hak Kazanması için Şartlar Nelerdir ve Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Kıdem tazminatı, işçinin aynı işverene bağlı çalışma süresi ve iş sözleşmesinin sona erme biçimi dikkate alınarak doğan bir işçilik alacağıdır. Ancak yalnızca uzun süre çalışmış olmak kıdem tazminatı almak için yeterli değildir. Kural olarak…
Kıdem tazminatı, işçinin aynı işverene bağlı çalışma süresi ve iş sözleşmesinin sona erme biçimi dikkate alınarak doğan bir işçilik alacağıdır. Ancak yalnızca uzun süre çalışmış olmak kıdem tazminatı almak için yeterli değildir. Kural olarak işçinin en az bir yıllık kıdeme sahip olması ve iş sözleşmesinin kanunda kıdem tazminatına hak kazandıran nedenlerden biriyle sona ermesi gerekir.
Bu nedenle “Bir yıl çalışan herkes kıdem tazminatı alır” veya “İstifa eden işçi hiçbir şekilde kıdem tazminatı alamaz” şeklindeki genellemeler doğru değildir. Özellikle işçinin haklı nedenle feshi, emeklilik koşullarının tamamlanması, muvazzaf askerlik, kadın işçinin evlilik nedeniyle ayrılması ve işçinin ölümü gibi durumlarda feshi kimin yaptığı kadar fesih sebebi de önem taşır.
Kıdem tazminatı nedir?
Kıdem tazminatı, işçinin belirli şartlarla sona eren iş ilişkisi karşılığında çalışma süresine göre hesaplanan kanuni bir tazminattır. Günümüzde 4857 sayılı İş Kanunu yürürlükte olmakla birlikte kıdem tazminatının temel esasları, 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlükte bırakılan 14. maddesine dayanmaktadır.
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile aynı hak değildir. Kıdem tazminatında çalışma süresi ve sözleşmenin sona erme nedeni ön plandayken ihbar tazminatı, kural olarak belirsiz süreli iş sözleşmesinin bildirim sürelerine uyulmadan feshedilmesiyle ilgilidir. Bir olayda her iki tazminatın birlikte doğması mümkün olduğu gibi yalnızca birinin doğduğu durumlar da bulunabilir.
İşçi alacakları, fesih ve tazminatların birlikte değerlendirilmesi gereken uyuşmazlıklarda iş hukuku kapsamında iş sözleşmesi, ücret bordroları, banka kayıtları, SGK kayıtları ve fesih belgelerinin birlikte incelenmesi önem taşır.
Kıdem tazminatına hak kazanmanın temel şartları nelerdir?
4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki bir işçinin kanuni kıdem tazminatına hak kazanabilmesi açısından iki temel unsur birlikte değerlendirilir:
- Aynı işverene bağlı en az bir yıllık çalışma süresinin bulunması,
- İş sözleşmesinin kıdem tazminatına hak kazandıran bir nedenle sona ermesi.
Bu iki şarttan yalnızca birinin gerçekleşmesi yeterli değildir. Örneğin beş yıldır çalışan bir işçi haklı veya kanunda özel olarak belirtilen bir neden bulunmadan kendi isteğiyle istifa ederse, yalnızca uzun çalışma süresine dayanarak kıdem tazminatı talep edemez. Buna karşılık bir yıldan uzun süredir çalışan işçinin iş sözleşmesini İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenen haklı nedenlerden birine dayanarak sona erdirmesi kıdem tazminatı hakkı doğurabilir.
Kimler kıdem tazminatına hak kazanabilir?
1. İş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçi
İşverenin iş sözleşmesini sona erdirdiği her durumda kıdem tazminatı kaybedilmez. Temel kural, işveren tarafından yapılan feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci bendinde düzenlenen ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedenlerine dayanmaması halinde, diğer şartları da bulunan işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesidir.
Örneğin işverenin işletmesel nedenlerle, işin veya işyerinin gerekleri nedeniyle ya da belirli şartlarda performansa ilişkin gerekçelerle sözleşmeyi sona erdirmesi, bir yıllık kıdem şartı da mevcutsa kıdem tazminatını gündeme getirebilir.
Buna karşılık işveren, İş Kanunu’nun 25/II hükmünde yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlardan birinin gerçekleştiği gerekçesiyle haklı fesih yaptığında kıdem tazminatı hakkı doğmayabilir. Ancak işverenin feshe verdiği isim tek başına belirleyici değildir. Fesih nedeninin gerçekten mevcut olup olmadığı, olayın belgeleri ve delilleri üzerinden ayrıca değerlendirilebilir.
2. İş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi
İşçinin işten kendisinin ayrılması her zaman “normal istifa” anlamına gelmez. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı durumlar ile zorlayıcı sebepler kapsamında işçiye haklı nedenle derhal fesih hakkı tanınmıştır.
Somut olayın özelliklerine göre örneğin;
- ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun biçimde hesaplanmaması ya da ödenmemesi,
- işverenin işçiye yönelik şeref ve namusa dokunan davranışları veya cinsel tacizi,
- işçinin işyerinde cinsel tacize uğradığını bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması,
- çalışma şartlarının uygulanmaması,
- işin niteliğinden kaynaklanan ve işçinin sağlığı veya yaşayışı bakımından kanunda belirtilen tehlikelerin oluşması,
- işyerinde bir haftadan fazla süreyle işin durmasını gerektiren zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması
haklı fesih değerlendirmesine konu olabilir. Haklı nedenin varlığı her olayda otomatik kabul edilmez. Fesih sebebinin doğru belirlenmesi, bildirimin içeriği ve eldeki deliller özellikle uyuşmazlık halinde önem kazanır.
3. Muvazzaf askerlik nedeniyle işten ayrılan işçi
İşçinin muvazzaf askerlik hizmeti nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirmesi, 1475 sayılı Kanun’un 14. maddesinde kıdem tazminatına hak kazandıran nedenler arasında düzenlenmiştir. En az bir yıllık çalışma şartının da bulunması gerekir.
Bu durumda ayrılma nedeninin askerlik olduğunun fesih bildiriminde açık biçimde belirtilmesi ve askerlik durumunu gösteren belgenin saklanması, sonradan çıkabilecek ispat sorunlarının azaltılması açısından yararlıdır.
4. Emeklilik veya emeklilik için yaş dışındaki şartların tamamlanması nedeniyle ayrılan işçi
Yaşlılık veya emeklilik aylığına hak kazanılması nedeniyle işten ayrılma kıdem tazminatı doğurabilir. Bunun yanında sosyal güvenlik mevzuatında öngörülen yaş şartı dışındaki gerekli sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçiler de ilgili şartlar mevcutsa kendi istekleriyle ayrılarak kıdem tazminatı talep edebilir.
Burada sık karşılaşılan bir yanlış anlama, “15 yıl ve 3600 günü tamamlayan herkes kıdem tazminatını alıp ayrılabilir” şeklindeki genellemedir. Sigortalılık başlangıç tarihi ve kişinin tabi olduğu sosyal güvenlik hükümleri, aranacak şartları değiştirebilir. Bu nedenle emeklilik gerekçesiyle fesih yapılmadan önce kişinin kendi SGK kayıtları ve tabi olduğu koşullar üzerinden değerlendirme yapılması daha güvenlidir. Sosyal güvenlik şartlarına ilişkin güncel bilgiler Sosyal Güvenlik Kurumu kaynaklarından kontrol edilebilir.
5. Evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçi
Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini evlilik nedeniyle kendi isteğiyle sona erdirirse, diğer şartları da bulunmak kaydıyla kıdem tazminatına hak kazanabilir.
Bu özel hakkın kullanılmasında evlilik tarihinden itibaren bir yıllık süre önemlidir. Fesih bildiriminin yazılı yapılması, ayrılma nedeninin evlilik olduğunun açıkça belirtilmesi ve evliliği gösteren belgenin işverene sunulması ispat açısından önem taşır.
Evlilik nedeniyle ayrılmaya ilişkin bu düzenleme ile hamilelik veya doğum nedeniyle istifa birbirinden ayrılmalıdır. Hamilelik veya doğum, tek başına normal istifayı kıdem tazminatına hak kazandıran bir feshe dönüştürmez.
6. İşçinin ölümü
İşçinin ölümü halinde, en az bir yıllık kıdem şartı bulunuyorsa kıdem tazminatı kanuni mirasçılarına ödenir. Bu durumda alacak işçinin kendisine değil, miras payları dikkate alınarak mirasçılarına intikal eder.
7. Malullük aylığı veya kanunda belirtilen toptan ödeme amacıyla ayrılma
1475 sayılı Kanun’un 14. maddesi kapsamında malullük aylığı veya ilgili sosyal güvenlik mevzuatında öngörülen toptan ödeme amacıyla işten ayrılma da şartları oluştuğunda kıdem tazminatı hakkı doğurabilen hallerdendir.
Hangi durumlarda kıdem tazminatı alınamaz?
Kıdem tazminatı bakımından iş sözleşmesinin neden sona erdiğini doğru tespit etmek gerekir. Yaygın görülen bazı durumlar şöyle özetlenebilir:
| Durum | Genel kıdem tazminatı değerlendirmesi |
|---|---|
| Haklı neden bulunmadan normal istifa | Kural olarak kıdem tazminatı hakkı doğmaz. |
| Bir yıldan kısa çalışma | Kanuni bir yıllık kıdem şartı gerçekleşmediğinden kural olarak hak doğmaz. |
| İşverenin İş Kanunu m.25/II kapsamında haklı feshi | Haklı neden gerçekten mevcutsa kıdem tazminatı hakkı doğmaz. |
| İşyerinin yalnızca devredilmesi veya satılması | Tek başına kıdem tazminatı isteme nedeni değildir; çalışma kural olarak devam eder. |
| Hamilelik veya doğum gerekçesiyle normal istifa | Bu nedenler tek başına kıdem tazminatı hakkı doğurmaz. |
| Sadece uzun yıllar çalışmış olmak | Çalışma süresi ne kadar uzun olursa olsun, hak kazandıran bir sona erme nedeni ayrıca aranır. |
Özellikle fesih sebebinin tartışmalı olduğu dosyalarda “istifa”, “haklı fesih” veya “25/II feshi” ifadelerinin belgede nasıl yazıldığı kadar gerçekte hangi olayların yaşandığı ve bunların nasıl ispatlanabileceği de önemlidir.
İşyeri devredilirse kıdem süresi sıfırlanır mı?
İşyerinin satılması veya devredilmesi tek başına işçiye kıdem tazminatını alarak ayrılma hakkı vermez. Çalışma aynı iş ilişkisi içerisinde devam ediyorsa devir öncesi ve devir sonrası süreler kıdem hesabı bakımından birlikte değerlendirilebilir.
Aynı şekilde işçinin aynı işverenin farklı işyerlerinde çalıştırıldığı durumlarda yalnızca işyeri adresinin veya bölümünün değişmiş olması kıdem süresinin otomatik olarak sıfırlanması anlamına gelmez. Bununla birlikte şirket değişiklikleri, alt işveren ilişkileri, işyeri devirleri veya arada gerçek bir fesih bulunup bulunmadığı gibi konular somut belgelere göre ayrıca incelenmelidir.
Daha önce aynı çalışma dönemi için kıdem tazminatı ödenmişse aynı kıdem süresi ikinci kez kıdem tazminatı hesabına konu edilemez.
Kıdem tazminatı nasıl hesaplanır?
Kıdem tazminatının temel hesabında, kıdem tazminatına esas alınacak aylık brüt ücret ile çalışma süresi birlikte değerlendirilir. Her tam çalışma yılı için 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı hesaplanır. Tam yıldan artan süreler de orantılı olarak hesaba katılır.
Basitleştirilmiş hesaplama mantığı şöyledir:
Kıdem tazminatı = Kıdeme esas aylık ücret × çalışma süresi
Ancak bu formülü uygulamadan önce iki önemli kontrol yapılmalıdır:
- İşçinin yalnızca çıplak brüt ücreti değil, kıdem hesabına dahil edilmesi gereken düzenli menfaatlerle birlikte giydirilmiş brüt ücreti belirlenmelidir.
- Bulunan aylık tutar, fesih tarihinde geçerli kıdem tazminatı tavanı ile karşılaştırılmalıdır.
Giydirilmiş brüt ücret nedir?
İşçinin bordroda görünen temel brüt maaşı kıdem hesabındaki tek unsur olmayabilir. İşçiye süreklilik gösteren biçimde sağlanan para ve para ile ölçülebilen bazı menfaatler de kıdeme esas ücrete eklenebilir. Bu şekilde ortaya çıkan tutar uygulamada “giydirilmiş brüt ücret” olarak ifade edilir.
Örneğin niteliğine ve ödeme düzenine göre;
- düzenli yemek yardımı,
- düzenli yol veya taşıt yardımı,
- süreklilik gösteren ikramiye ve primler,
- düzenli yakacak, konut, aile veya çocuk yardımları,
- para ile ölçülebilen ve devamlılık taşıyan diğer sosyal menfaatler
kıdeme esas ücretin belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Buna karşılık yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, bir defaya mahsus yapılan ödemeler ve süreklilik göstermeyen bazı prim veya yardımlar kural olarak kıdem hesabına dahil edilmez. Bir ödemenin sadece “prim”, “yardım” veya başka bir isimle bordroya yazılması tek başına yeterli değildir; ödemenin gerçek niteliği, sürekliliği ve çalışma karşılığındaki yapısı birlikte incelenmelidir.
2026 kıdem tazminatı tavanı ne kadar?
Kıdem tazminatında işçinin giydirilmiş brüt ücretinin tamamı her durumda hesaba alınmaz. Her bir yıllık çalışma süresi bakımından fesih tarihinde geçerli yasal kıdem tazminatı tavanı uygulanır.
1 Temmuz 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli kıdem tazminatı tavanı 73.729,87 TL’dir. Bu tutar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Temmuz 2026 verilerinde yayımlanmıştır. Güncel tavan bilgisi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kıdem tazminatı verilerinden kontrol edilebilir.
Örneğin işçinin kıdeme esas giydirilmiş brüt ücreti 90.000 TL olsa bile 2026 yılının ikinci yarısında gerçekleşen bir fesihte, kanuni kıdem tazminatı hesabında her çalışma yılı bakımından 90.000 TL yerine 73.729,87 TL’lik tavan dikkate alınır.
Tavan dönemsel olarak değiştiği için özellikle yılın ilk ve ikinci yarısındaki fesihlerde fesih tarihinin doğru belirlenmesi gerekir. Hesap geçmiş yılların her biri için o yıllardaki ayrı tavanlar üzerinden değil, kıdem tazminatının doğduğu fesih tarihinde geçerli esaslar dikkate alınarak yapılır.
Kıdem tazminatı hesaplama örneği: Ücret tavanın altındaysa
Bir işçinin kıdeme esas giydirilmiş brüt ücretinin 45.000 TL olduğunu ve kıdem tazminatına hak kazandıran biçimde iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte toplam çalışma süresinin 4 yıl 6 ay olduğunu varsayalım.
- Kıdeme esas aylık ücret: 45.000 TL
- Çalışma süresi: 4 yıl 6 ay = 4,5 yıl
- Brüt kıdem tazminatı: 45.000 × 4,5 = 202.500 TL
45.000 TL’lik kıdeme esas ücret güncel tavanın altında olduğundan bu örnekte tavan nedeniyle indirim yapılmaz.
Binde 7,59 damga vergisi esas alındığında yaklaşık 1.536,98 TL damga vergisi kesintisi oluşur ve işçiye ödenecek tutar yaklaşık 200.963,03 TL olur. Bordro ve ödeme sırasında kuruş yuvarlamaları nedeniyle küçük farklar oluşabilir.
Kıdem tazminatı hesaplama örneği: Ücret tavanı aşıyorsa
Başka bir işçinin kıdeme esas giydirilmiş brüt ücretinin 90.000 TL ve toplam çalışma süresinin üç yıl olduğunu; iş sözleşmesinin de 1 Temmuz-31 Aralık 2026 döneminde kıdem tazminatına hak kazandıracak biçimde sona erdiğini düşünelim.
90.000 TL’lik ücret, bu dönemde geçerli 73.729,87 TL’lik kıdem tazminatı tavanını aştığı için hesabın her yılı bakımından tavan uygulanır:
- Kıdeme esas yasal tavan: 73.729,87 TL
- Çalışma süresi: 3 yıl
- Brüt kıdem tazminatı: 73.729,87 × 3 = 221.189,61 TL
- Yaklaşık damga vergisi: 1.678,83 TL
- Yaklaşık net ödeme: 219.510,78 TL
Bu örnekte işçinin fiili giydirilmiş brüt ücreti daha yüksek olmasına rağmen kanuni kıdem tazminatı tavanı hesaplamayı sınırlandırmaktadır.
Bir yıldan artan ay ve günler hesaba katılır mı?
Evet. Kıdem tazminatı yalnız tamamlanmış çalışma yıllarıyla sınırlı değildir. Bir yıllık asgari hak kazanma şartı geçildikten sonra tam yıldan artan süreler de orantılı biçimde hesaplamaya dahil edilir.
Örneğin 6 yıl 4 ay çalışan bir işçi açısından yalnız altı yıllık süre üzerinden hesap yapılması doğru olmaz. Artan dört aylık çalışma da kıdem tazminatına yansıtılır. Kesin hesap yapılırken işe giriş ve fesih tarihleri üzerinden gerçek hizmet süresinin belirlenmesi daha sağlıklı sonuç verir.
Kıdem tazminatından hangi kesintiler yapılır?
Kanuni sınırlar içerisindeki kıdem tazminatı gelir vergisinden istisnadır. Kıdem tazminatından kural olarak damga vergisi kesilir. Uygulanan damga vergisi oranı binde 7,59’dur.
Bu nedenle internetteki hesaplama araçlarında görülen “brüt kıdem tazminatı” ile işçinin hesabına geçecek net tutar arasında damga vergisinden kaynaklanan sınırlı bir fark bulunabilir.
30 günlük kıdem süresi artırılabilir mi?
Kanuni hesaplama her tam hizmet yılı için 30 günlük ücret üzerinden yapılır. Bununla birlikte iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesi ile işçi lehine daha yüksek bir süre kararlaştırılması mümkün olabilir. Böyle bir düzenleme bulunması halinde sözleşme veya toplu iş sözleşmesi hükümleri ayrıca incelenmelidir.
İşçi lehine artırılmış gün sayısı bulunsa dahi kıdem tazminatına ilişkin kanuni tavan düzenlemesinin etkisi ayrıca dikkate alınır.
Kıdem tazminatı ödenmezse ne yapılabilir?
İş sözleşmesi kıdem tazminatına hak kazandıran biçimde sona erdiği halde ödeme yapılmaması veya eksik ödeme yapılması halinde uyuşmazlık ortaya çıkabilir. Hesabın yalnız maaş bordrosundaki çıplak ücret üzerinden yapılması, düzenli yan hakların hesaba katılmaması, çalışma süresinin eksik kabul edilmesi veya fesih sebebinin taraflarca farklı değerlendirilmesi uyuşmazlıkların yaygın nedenlerindendir.
Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde 1475 sayılı Kanun’daki özel düzenleme uyarınca gecikme süresi için mevduata uygulanan en yüksek faiz talebi de gündeme gelebilir.
İşçi veya işveren alacağı ve tazminatına ilişkin dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının İş Kanunu sıkça sorulan sorular sayfasında da kıdem tazminatı şartları, hesaplama esasları ve başvuru sürecine ilişkin bilgiler yer almaktadır.
Kıdem tazminatı alacağı bakımından 4857 sayılı İş Kanunu’nun Ek 3. maddesindeki zamanaşımı düzenlemesi nedeniyle süre kontrolü de ihmal edilmemelidir. Güncel düzenlemede kıdem tazminatı için beş yıllık zamanaşımı öngörülmekle birlikte geçmiş tarihli fesihlerde geçiş hükümleri ayrıca önem taşıyabilir.
Kıdem tazminatı hesabında hangi belgeler önemlidir?
Bir kıdem tazminatı hesabı yapılırken yalnızca son maaşın bilinmesi çoğu zaman yeterli değildir. Özellikle şu belgeler çalışma süresi, ücret ve fesih nedeninin belirlenmesine yardımcı olabilir:
- iş sözleşmesi ve ekleri,
- işe giriş ve işten ayrılış kayıtları,
- SGK hizmet dökümü,
- ücret bordroları,
- banka hesap hareketleri,
- düzenli prim ve yan haklara ilişkin kayıtlar,
- fesih veya istifa bildirimi,
- ihtarname ve işveren yazışmaları,
- emeklilik veya askerlik nedeniyle ayrılmalarda ilgili resmî belgeler,
- evlilik nedeniyle ayrılmada evlilik tarihini gösteren belge.
Özellikle ücretin bir bölümünün bordro dışında ödendiği, düzenli primlerin hesaba katılmadığı, işçinin farklı şirket veya işyerlerinde çalıştırıldığı ya da fesih sebebinin tartışmalı olduğu dosyalarda hesaplama, ispat sorunundan ayrı düşünülemez.
Kıdem tazminatında sık yapılan hatalar
- Net maaş üzerinden hesap yapmak: Kıdem tazminatı hesabında brüt ve gerektiğinde giydirilmiş brüt ücret esas alınır.
- Düzenli yan hakları tamamen dışarıda bırakmak: Süreklilik gösteren para ve para ile ölçülebilen bazı menfaatler kıdeme esas ücrete eklenebilir.
- Tavanı dikkate almamak: Yüksek ücretli çalışanlarda fesih tarihindeki kıdem tazminatı tavanı hesap sonucunu doğrudan etkiler.
- Her istifada hakkın kaybedildiğini düşünmek: İşçinin haklı feshi, emeklilik şartları, askerlik veya kadın işçinin evlilik nedeniyle ayrılması gibi kanuni istisnalar vardır.
- “15 yıl 3600 gün” kuralını herkese uygulamak: Sosyal güvenlik koşulları ilk sigortalılık tarihi ve tabi olunan mevzuata göre değişebilir.
- İşyeri devrinde kıdemin sıfırlandığını düşünmek: İş ilişkisi devam ettiği sürece devir öncesi ve sonrası sürelerin birlikte değerlendirilmesi gerekebilir.
- Fesih belgesini incelemeden hesap yapmak: Kıdem tazminatında hesap kadar iş sözleşmesinin hangi nedenle sona erdiği de önemlidir.
Kıdem tazminatının doğru belirlenmesi yalnızca bir matematik işlemi değildir. İşçinin çalışma süresi, fesih nedeni, giydirilmiş brüt ücret, düzenli yan hakları, fesih tarihindeki tavan ve mevcut belgeler birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle haklı fesih, emeklilik şartları veya ücretin gerçek miktarı konusunda tereddüt bulunuyorsa, somut olayın belgeleri üzerinden hukuki değerlendirme yapılması olası hak kayıplarının önlenmesine yardımcı olabilir. Dosyanın iş hukuku açısından değerlendirilmesi gerekiyorsa Elif Önal Hukuk ve Danışmanlık ile iletişim kurarak belge, süre ve uygulanabilir hukuki yollar bakımından değerlendirme talep edebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme ve hesaplama sonucu değişebilir.
İlk değerlendirme için iletişime geçin.
İş hukuku, işçilik alacakları, fesih bildirimi, kıdem tazminatı, fazla mesai veya işe iade sürecine ilişkin dosyanızın belge, süre ve risk boyutuyla değerlendirilmesi için Av. Elif Önal Hukuk & Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz.